Köpeklerin sahiplerini ısırmayacağı sanılır. Hatta sahibini ısıran köpekten hayır gelmez diye bir deyiş vardır. Oysaki ısırmak köpek için doğal bir davranıştır. Bu eylemi çevresinde yer alan herkese karşı kullanır.

“Bütün köpekler, sahipleri ya da profesyonel davranış bilimcileri tarafından, aktif, agresif ya da dost canlısı olarak nitelendirilmiş olursa olsun, ısırabilme yetisine sahiptirler ve bir gün ısırabilirler.”

İyi bir eğitim almış, senelerce eğitim görmüş terapi köpeği bile bir gün ısırabilir.

Dürüst olursak sahibini ısıran köpekler çokça var. Ama gerçekten ısırdıkları kişi sahipleri mi? Yada bizim sahip dediğimiz şeyin karşılığı onlarda ne?

 

Durumu doğru değerlendirmek önemli. Yanlış soruları sorarsak yanlış cevaplar alırız ve bu yanlışlık bize değil köpek dostumuza zarar verir. Çünkü biz köpek dostumuzdan kurtulurken o güvenilmez damgası yiyecek ve suçlu durumuna düşecektir. Bu adil değildir.

Köpekleri anlamak istiyorsak en doğru  ve bilimsel yol atalarını yani kurtların toplumsal yapılarını anlamak ve öğrenmektir. Bir liderin sürüsü ile uyum içinde yaşayan bireyleri gibi köpeklerde hiyerarşik olarak konumu ve statüsünün belirli olduğu bir ailede yaşamaktan mutlu olur. Sürüsü yada ailesi içinde bulunduğu konumdan emin olan köpek dostumuz yaşamında oluşacak büyük değişikliklerden hoşlanmaz. Sürü içinde lider, alfa biz değilde o olursa, gerektiğinde  konumunu korumak içi çeşitli dozlarda gözdağı verme davranışlarında bulunacaktır. Bu onun sürü içinde kendisini anlama biçimidir.

Köpek dostumuz gösterdiği saldırganlık, gözdağı verme, statüsünü koruma gibi davranışları sonucu hemcinslerini ve insanları ısırabilir. Korku, engelleme, endişe, eğitim, öğrenme, sosyal, genetik, hormonsal, çaresizlik, acı ve nörolojik gibi faktörler saldırganlığın oluşmasına yol açar. Isırma sebebini doğru teşhis edip uygun yöntemle giderilmeye çalışılmalıdır. Köpek dostumuzun beyni insan gibi oyun, düzenbazlık vb olgulara çalışmaz. Hiç bir köpek sebepsiz yere insanları ısırmaz. Sebepsiz ısırma olarak bilinen idiopatik saldırganlığın (rage sendromu) sebebi de nörolojikdir.

Köpek dostlarımız en sağdık hayvanlardandır fakat yukarıda belirttiğimiz sebeplerden ötürü saldırganlık göstereceği kişinin sahibi olup olmadığına bakmayabilir. Esasında bütün köpekler potansiyel ısırıcıdır ve boyutlarına göre tüm dostlarımıza temkinli yaklaşmamızda fayda vardır. Saldırıya uğrayan insanların belli bir bölümü de kendi köpekleri tarafından saldırıya uğrayanlardır. Bu hiç de göz ardı edilecek bir sayı değildir ve bu yüzden insan hayatını tehdit edebilecek bazı ırklara kısıtlamalar getirilmiştir.

Köpek dostumuzun herhangi bir saldırganlık durumu olmayıp normal, sakin bir yaşam sürüyor olsa da bir gün onun tarafından ısırılma durumunuz vardır. Senelerce sahibi ile uyum içresinde yaşamış köpeklerin ilerleyen yaşlarında sahiplerini ısırdıklarına şahit olmuşuzdur. Mesela veteriner muayenesinde köpek dostunuzu tutarken yapılan işlem sonucunda hayvanın canı yanacağı için bir anda sizi ısırabilir. Dostunuzu yürütürken diğer köpekler ile hırlaşma esnasında ona dokunmanız sizi ısırmasına nedene olabilir. Dostunuz bu davranışı isteyerek ve bilerek size karşı yapmaz.

Köpek dostumuzla işlerin bu şekilde yoldan çıkmasına istemeden biz sebep oluruz

İlgi çekmek için sürekli havlayan ve karşılık gören dostumuz daha sonra en sevdiği oyuncağı sizin kucağınıza bırakıp kendi inisiyatifi ile oyuna başlamaya çalışabilir. Burada herhangi bir sorun görmeyen bizler dostumuzun içgüdüsel olarak bize karşı kazanmaya başladığını fark etmeyiz. Doğal yollarla, sürümündeki üyeye, bu mesajı biz vermeye başlamışızdır.

Oyundan sıkıldığınızda oyuncağı kazanma hissi verecek şekilde yine ona terk etmek bir kez daha bir basamak tırmanmasına yol açar. Sahibi ile aynı yatağı paylaşan köpekler kısa sürede yine iç güdüsel olarak kendilerini lider konumundaki sahiplerine denk görmeye iter. Her şey tamamen doğal yollarla olmaktadır. İnsan vermekte, köpek ise atalarından ona geçen algılama biçimiyle almaktadır. Sonra öyle bir an gelir ki ağzından çok sevdiği bir oyuncak alınamaz olur; komutları dinlemez; hatta sıkıştığında tehditkar olarak hırlamaya başlar ve bir gün dişlerini kazandığı liderlik pozisyonunu korumak için kullanmayı bile seçebilir. Ortada yanlış hiçbir şey yoktur. Elde ettiği hakkı korumaktan başka bir şey yapmayan köpek, bizlerin onların davranışlarını okuyamamışsanız ve ister istemez neden olduğumuz başta önemsiz gibi görülen sonuçlardan dolayı hüküm giyer.

Kısaca dostumuzun bizi yenmesine izin vermemeliyiz.

Uzmanların bu davranış bozukluğu için tavsiye ettiği iki önemli yöntem var;

  1. Rutin itaat eğitimine geri dönülmesi. Düzenli olarak kısa seanslar ile “otur”, “bekle”, “buraya gel”, “yat” gibi komutları uygulamak. Burada ki amaç; komutları daha iyi öğrenmesinden çok sizin komutunuzla hareket etmesini sağlamaktır. İstediğini elde edemeden size boyun eğerek hareket etmesine alıştırmaktır. Fakat asla agresif bir şekilde ona patronun kim olduğunu öğretmeye kalkmayın. Bu durumda tek öğreneceği şey sizden korkmak ve size olan güvenini yitirmek olacaktır.
  2. Ailede, sürüde konumunun, hiyerarşi sırasının en altta olduğunu anlamasını sağlamaktır. Bir kaç önemli ve köpeğiniz için doğal mesaj içeren yöntemi hayatınıza eklemeniz gerekiyor. Kuralları siz koyarsınız o uyar.

Köpeğinizi kızdırıp size ya da aile bireylerine karşı saldırganlık göstermesini sağlamak zaten tamamen bahis dışı bir konudur. Kapıdan girip çıkarken önce size yol vermesi gerektiğini veya yolunuzu kapatmışsa kalkıp size yolu açmasını öğrenmesi de gerekiyor. Yemek vakti geldiğinde siz ailece yemeğinizi yedikten sonra sırasını beklemesinde yine fayda var. Ayrıca belli sürelerde koltuğunuzu ya da yatağınızı paylaşsa da muhakkak sizinkinden ayrı bir yerde kendine ait köşesinde uyuması gerektiğinin özellikle altını çiziyorlar. Demokratik değil;ama adil davranmanız sağlıklı bir ilişki kurmada önemli rol oynar. Onu çok sevmemiz evde şımartılıp terör estirmesi anlamına gelmemelidir. Tıpkı küçük bir çocuk gibi.

Bir köpeğin ailesinden birini ısırması verebileceği en son tepkilerden biri tabiî ki. Son haddeye ulaşmadan önce pek çok köpek çeşitli davranışlarla sizin liderlik sınırlarınızı test edebilir. Çoğunlukla bizi en gereksinimimiz olduğu anlarda duymazdan gelmeleri çevremizde rastlanan en yaygın işaretlerin başında gelir. Uzmanların öne sürdüğü diğer nedenler ise psikolojik ve fizyolojik nedenlerdir. Ciddi fiziksel acı çeken bir köpek kastı olmasa da tanıdıklarından birine karşı saldırganlık gösterebilir. Dengesiz anne ve babadan üretilen veya yavruyken bilinçli ya da bilinçsiz psikolojik tacize uğrayan köpekler aile hayatına, karşılaştıkları beklenmedik olayların stresine v.b. uyum sağlayamayabilirler.

Irksal davranış özellikleri birbirinden büyük farklar gösterse de her köpek dünyaya aynı öğrenme gözlüğü ile bakar. Onların öğrendiklerinden ve bunları nasıl değerlendirdiklerinden ailesi ve büyük ölçüde eğiticisi olarak bizler sorumluyuz. Tavrımızın onun için ne anlama geldiğini doğru değerlendirmek nasıl bir köpek yetiştireceğimiz konusunda da büyük bir ipucudur. Her yavru sadece izin verilen erişkine dönüşür.


BU REHBERİ KÖPEK SAHİBİ DOSTLARINIZ İLE PAYLAŞMAYI UNUTMAYIN.