Bir gün içinde bir insanın aklından binlerce düşünce geçiyor. Sürekli aklımız dolu, sürekli zihnimiz fazlasıyla meşgul. Bazen şöyle bir durup evdeki köpeğimize bakarak kesin iç çektiğimiz olmuştur. “Ohh, ne güzel! Zihni kim bilir ne de rahattır?” demişizdir.

Bunu nereden biliyoruz ki? Belki de köpek dostumuzun da aklından o sırada bir sürü düşünce geçiyor. Bunlar neler mi? sizler için sıraladık;

1. Saat kaç oldu? Hala bir kap yemek veren, iki koşturan yok!

Sabah tuvaleti gezisi yapıldıktan sonra insan türünün bazen biraz oyalandığı durumlar olur. Bu sırada köpekler de umutla kahvaltılarını ve egzersiz gezintilerini bekler. Eğer bu gezintiler gecikirse beklemeye ve umut etmeye devam ederler.

2. Yine mi temizlik?

Her tuvalet gezintisi sonrası pati ve popo temizliği yapan insan türü, köpeğin sabırla kendisinin işinin bitmesini beklediğinin farkındadır. Çamurlu ve çok tozlu günlerin ardından banyo seansı düzenlenir ve hatta bu banyolar bazen şampuan denen ve baloncuklar çıkarıveren garip bir sıvı eşliğinde yapılır. Köpek dostlarımıza da bu uzun temizlik seanslarına katlanmak düşer.

3. Hareket eden her şey kalite kontrol testimden geçecek!

Sokakta, evde hareket eden her şey, köpeğin bilgisi dahilinde olmalıdır. Nasıl olsa o her yerin muhtarıdır. Hareket eden hiçbir kuru yaprak, çöp, şu fıskiyesi onların patisine, burnuna değmekten kurtulamaz.

4. Şimdi biraz şefkat istiyorum. Şöyle yavaş yavaş sırnaşıp o dayanılmaz, tatlı bakışımı atayım bari…

İnsan türü dediğiniz bazen yere yoga matını sererek spor yapar, bazen koltuğunda kendinden geçmiş halde televizyon seyreder. Köpekler ise yoga matı falan dinlemez, sporun ortasında mata şöyle bir uzanıverir. Bir de izin mi isteyecekti?

Not: Bu zamanlarda genellikle meşgul olan insan türünün gülümsediğine rastlanır. Bunlar önemli anlardır.

5. Bu kağıtlar buraya konulur mu hiç? Ne çirkin! Hemen parçalamalıyım.

Evde ortalıkta bırakılmış bazı objeler ve özellikle kağıt parçaları, tuvalet kağıtları, dosyalar gibi çekirştirme isteği doğuranlar köpeklerin daima gözüne batar. Hemen ortadan kaldırılmazlarsa gereği yapılır ve hepsi paramparça edilir.

6. Karşımdaki camda aynı bana benzeyen bir şey var. Ne sanıyor bu kendini? Bu ne cüret! Hem de benim evimde?

Köpekler aynaya bakarak kendilerinden geçmeye bayılırlar. Bazen karşılarındaki yansımayı başka bir köpek sanıp ona bilenirler. İnsan türü bu kabadayılık dakikalarını izlemekten ilginç bir keyif alır.

7. Aaa kedi!! Hadi oynayalım! Ahhh, neden vurdu ki bana?

Köpekler koklaşarak ve kuruk sallayarak iletişim kurarken, kediler kendi sınırları içerisinde, uzaktan karşılarındakini gözlemlemek ve anlamaya çalışarak geride kalmayı tercih eder. Köpekler bir heyecan, ilk adımı atınca kedi dostlarından Osmanlı patisini yer.

8. Top havada oldu mu duramıyorum. Peşinden gitmem lazım!

Sokakta küçük insan türü top mu oynuyor? Köpekler bu fırsatı asla kaçırmak istemez. Onların ne eksiği var ki?

9. Yine ne yaptık ya? Uzanıp keyif yapıyoruz burada herhalde!

İnsan türü bazen kuş uçsa köpekten bilir. Tamam, her zaman ses çıkarıp oyun oynamak isteyebilirler ama bu sefer uzanmış dinleniyorlardı. Ne var ki yani?

10. Neden böyle garip garip hareketler yapıyor? Deli midir nedir? Gidip bir bakayım şuna.

İnsan türü nedense bazen evde müzik açıp ilginç hareketlerde bulunur. Ya da bazen ellerinde bir aletle bas bas bağırırlar. Bu durum da köpek dostlarımıza fazlasıyla ilginç gelir.

11. Küçük çocuklar! Yardım edin! Beni küçük insanların mezesi yapmayın!

Küçük insan türlerinin bazıları çok sesli ve çok hareketli oluyor. Köpekleri çıldırmış gibi mıncıklıyorlar. Dolayısıyla, köpek dostlarımız da büyük ihtimalle, “Nesi masum bu minik şeytanların?” diye düşünerek bıkmış bir halde kaderine razı oluyor.

12. Bir ses geldi sanki. Neydi o? Hayır, deli değilim! Duydum diyorum!


Her yerde çıkan her bir sesin derinlerine inilmeli. Hepsinin çetelesi köpeğe sunulmalı. Köpeklerin kulakları çok hassas, bu onların suçu mu yani?

13. Bir peri gördüm sanki. Bu endam, bu kıvırcık saçlar, o sinirli bakışlar… Resmen vahşi güzellik! Durun çekmeyin! Sevenleri rahat bırakın!

İnsan türü bazen heyecanlanan köpeği anlamadan dinlemeden çekiştirir durur. Hiç görmez ortada ne var ne yok? “Gönül meselesi bu! Saygı gösterelim,” filan da demez. Oysa köpek dostlarının kalpleri gördükleri havalı türdaşı sebebiyle dakikada 1 milyon, hatta 2 milyon atıyordur. Ahhh, bu anlayışsız insanlar!

14. O bakkalın önünden sola değil, sağa dönülecek! İşte o kadar!

Özellikle bazı köpeklerin inadı çok meşhurdur. Belirli yerlerde canları istediği için durmak isterler. Veya kafalarına taktıkları bazı yollar vardır, ille de oradan geçmek isterler. Ne var sanki biraz da onların istedikleri olsa?

Bonus: Şimdi bir güzel yemek yeriz.. Ama neden bana sıra gelmiyor? İnsanlar yiyor, biz neyiz burda?

İnsan türü her akşam kalabalık yemekler yer ama nedense köpekleri eşgeçerler. Hayır yani kendi maması ayrı insan türü maması ayrı değil mi? O neden masada yenen yemekten yiyip, sosyalleşemiyor?